DALKAVUK
Paşa hazretleri, kona ğında yemek yerken patlı can
musakkayı çok be ğenmiş:
— Yahu, demiş... Şu
patlıcan üzerine yemek
yoktur... Nesi olsa yenilir.
Yanındaki dalkavuk he
men atılmış:
— Evet, Paşa hazretleri, patlıcan gibi sebze yoktur.
Nesi olsa yenilir...
Bir kaç gün sonra, sofraya patlıcan kaynıyarık gelin ce
Paşa kızmış:
— Yahu, demiş. Şu patlıcan da bir şeye benzese,
yenilecek şey değil...
Dalkavuk hemen söze atılmış:
— Haklısınız Paşa hazretleri, berbat bir şeydir. Şunu
nasıl yerler anlamam...
Paşa, kaşlarını çatmış:
— Ulan, iki gün önce patlıcanı övüyordun. Şimdi ise
yerin dibine sokuyorsun!..
Dalkavuk, yerlere kadar eğilerek:
— Aman Paşa hazretleri, ben patlıcanın değil, zatı-
alinizin dalkavuğuyum...
|