Göbekler fora
Düşük belli pantolonlar, kısa tişörtler
derken göbekler artık hiç kapanmıyor. Genç kadınlar da modaya
uyabilmek uğruna göbeklerini düzelttirmek için estetik
cerrahlara koşuyor
Artık son moda pantolonların belleri o kadar düştü ki üzerine ne
giysek belimiz, göbeğimiz kapanmıyor. Anneler "Kızım
böbreklerini, yumurtalıklarını üşütürsün" diyedursunlar bu
durumdan şikayetçi olan yok. Yeter ki o pantolonların kemer
kısımlarının üzerine karnımızdan, belimizden yağlar sarkmasın.
Bir de madem açıkta kalıyor, göbek deliğimiz de şöyle Ebru
Şallı'nınkini aratmasın.
Ama bu o kadar kolay değil. Moda dediğimiz şey de bir anda
geliviriyor, önceden haber vermiyor. Hoş geçen senelerde
göbekler açılmaya başlamıştı ama bu kadar artacağını bilemezdik.
O zaman hızlı ve etkili bir çözüm gerekiyor. İşte böyle diyenler
kendilerini estetik cerrahların eline bırakıyor. Özellikle
Amerika'da kadınlar karınlarını düzleştirmek, göbek deliklerini
güzelleştirmek için sıraya giriyor. ABD Plastik Cerrahi Birliği
bu yaz şimdiye kadar
2 bin kadının göbek deliğini güzelleştirmek için bıçak altına
yattığını söylüyor.
"20-35 yaş arasındaki kadınlar geliyor"
Türkiye'de de durum çok farklı değil. "Aslında göbek bölgesine
estetik müdahale yıllardır yapılıyor çünkü bikini de giyiyor
kadınlar. Ama düşük belli pantolon ve kısa tişörtlerle her yerde
göbek açık kalmaya başladıktan sonra daha fazla özen
gösterilmeye başlandı bu bölgeye" diyor Estetik Plastik
Rekonstüriktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ömer Alp.
Estetik Cerrah Nuri Soysal da Alp'i şu sözlerle destekliyor:
"Genç kızlar bu tip kıyafetleri daha rahat giyebilmek için hiç
düşünmeden geliyorlar. Aslında yaş aralığı 18-50 ama tahmin
edersiniz ki 35-40 yaşını geçmiş olan kadınlar zaten göbeklerini
açıkta bırakacak kıyafetlere çok rağbet etmiyorlar." Dr. Ömer
Alp ise yaş aralığının 20-35 olduğunu belirtiyor.
Peki bu müdahale ne zaman gerekiyor? Yine işin uzmanı Ömer Alp
anlatıyor: "Doğum yapanlarda, çok kilo alıp verenlerde doku
gerginliği azalıyor. Göbek deliği yukarı doğru gidiyor,
neredeyse yok oluyor. Oysa göbek deliğinin ucunun aşağıya doğru
olması makbüldür. Yine aynı kişilerde göbek çevresindeki deri
büzüşüyor, çatlaklar meydana geliyor. Göbek deliğinde bir
bozukluk varsa bu doğumsal fıtıktan ya da göbek kesiminin yanlış
yapılması yüzünden olabilir. Bunların düzeltilmesi isteniyor."
"Bu senenin modası çizgi şeklinde göbek"
Karın kısmındaki estetik müdahaleler ikiye ayrılıyor. Sürekli
çok miktarda kilo alıp vermeden ya da birkaç doğum yüzünden
gerçekten sarkan ve deforme olan karınlarda tam germe ameliyatı
yapılıyor. Ama göbek deliklerinin şekillerinin düzelmesine de
yardımcı olacak şekilde fazla yağlarından kurtulmak isteyen genç
kadınlarda yarım germe tercih ediliyor. Yani karnın alt bölümüne
sezaryen kesiği gibi bir kesik atılıyor, alt karın gerdiriliyor.
Tabii bu arada yağlar alınıyor. Böylece oradaki çatlaklar da
gidiyor. Bu müdahale 30 dakika ile 1,5 saat arasında sürüyor. Üç
hafta sonra da izleri geçmiş oluyor. Piyasada yaklaşık 2 bin
dolar artı hastane masrafları karşılığında yapılıyor.
Gelelim bu senenin göbek modasına... "Bize ellerinde
fotoğraflarla, şununki gibi göbek isterim diye gelenler oluyor
ama herkesin kendine ait bir yapısı var, biz o yapı içinde
düzeltme yapabiliyoruz. Bu yıl daha kaslı karınlarda gördüğümüz
çizgi şeklinde, üst tarafı hafif T şeklinde göbek deliği
revaçta" diye anlatıyor Nuri Soysal bu senenin modasını.
Çatlaklar ve kusurlar için piercing ve dövme
Sacred Ink Tatoo-Piercing'den Ayçin Aydoğan'dan aldığımız
bilgiler:
Genç kızlar göbek deliklerindeki kusurları kapatmak ya da tam
tersine süslemek için piercing yaptırıyorlar.
Çatlakları, yara izlerini kapatmak içinse dövme tercih ediliyor.
Son iki senedir, özellikle bu yaz piercing yaptıranların sayısı
çok arttı.
Sterilizasyon dahil olmak üzere yaklaşık yarım saat sürüyor
piercing.
Düşük belli pantolonlarla dövme göğüsten kasığa indi. Genç
kızlar kasıklarına kedi patisi, kalp, yıldız dövmesi
yaptırıyorlar.
Egzersizler
"Mekik çoktan yasaklandı" diyen Planet Health Club'dan Seçkin
Aydın'ın daha gergin ve formda bir karın ile göbek için önerdiği
egzersizler şöyle:
Tüm karın ve göbek için
1. Sırt üstü yatılarak bacaklar bükülüyor.
2. Eller ensede.
3. Çene yukarı bakıyor ve sanki çeneyle göğüs arasında bir
portakal varmışçasına bu iki bölge birleşmiyor.
4. Sırt hafifçe yerden kalkıp tekrar iniyor. Her kalkışta nefes
veriliyor.
5. 3x10, 3x20 gibi belli sıklıkta yapılıyor.
Alt karın için
1. Yere sırt üstü uzanılıyor.
2. Ellerle sandalye gibi bir şeye baş üzerinden tutunuluyor.
3. Dizler çok ama çok hafif bükülüyor.
4. Bu açıyı bozmayacak şekilde ayak yukarı doğru kaldırılıyor ve
indiriliyor.
Kırışıklıklar İçin Estetiğe Gerek Yok!
Uzmanlar yaşlanmanın altında yatan
nedenleri bulma arayışlarında, cildin yaşlanmasının temel
ilacının hücre yenilenmesi olduğunu buldular. Hücre
yenilenmesinin temel maddesi ise protein.
Hücrelerimizin yapıtaşları aminoasitlerden oluşmaktadır. Protein
sindirilirken amino asitlere parçalanarak hücrelerin kendilerini
yenilemelerinde kullanılır. Yeterince protein alınmazsa
vücudumuzun yaşlanma süreci hızlanır.
Bu basit gerçek, beslenmeye bakışınızı gelecek öğünden
başlayarak değiştirebilir.
En iyi protein seçenekleri
Tam yağlı süt ve süt ürünlerinde ve kırmızı ette (sığır, kuzu,
dana dahil) blo miktarda asit bulunmaktadır, dolayısıyla sınırlı
porsiyonlarda tüketilmelidir. Onun yerine, balık, yumurtanın
beyazı, derisi soyulmuş tavuk ve hindi göğsü tercih edilmelidir.
Size balık yeter
Genç kalmanızı sağlayabilecek besinler arasında ilk sırayı balık
alır. Her türden balık doymuşluk oranı düşük yağla yüksek
kalitede ve kolayca sindirilen proteinlerin kaynağıdır. Balığı
öteki protein kaynaklarından ayıran şey içinde bulunan yağ türü
ve yağ asidi miktarıdır.
·Deniz ürünleri besin açısından yoğundur. Dolayısıyla yüksek
miktarda protein ve önemli oranlarda vitamin ve mineral içerir.
Doymuş yağ ve kalori oranları da yüksek değildir.
·Deniz ürünleri temel aminoasitlerin tümünü sunan mükemmel bir
protein kaynağıdır. Deniz ürünlerinde bulunan protein kolayca
sindirilir. Bu açıdan her yaştan insan için mükemmel bir besin
kaynağı oluşturur.
·Deniz ürünleri iyi bir B vitamini kaynağıdır. Sağlıklı gelişim
ve büyüme için gereken kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor,
kükürt, florin, selenyum, bakır, çinko, iyot gibi temel
mineralleri sağlar.
·Çoğu deniz ürünündeki kolesterol seviyesi yüksek değildir.
Balıktaki kolesterol oranı genellikle düşük olsa da kabuklu
deniz hayvanlarında bu oran yükselebilir. Ancak kolesterol
seviyesi yüksek olan kalamar gibi besilerde bile bu oran
yumurtadakinden düşüktür.
·Deniz ürünlerinde çok az miktarda yağ bulunur. Bunlar da 'iyi
yağlar'dır. Deniz ürünlerindeki doymuş yağ oranı da diğerleriyle
karşılaştırıldığında çok daha azdır.
Yemeklerinizde kırmızı et yerine balığa yer vermekle toplam yağ
ve doymuş yağ alımınızı kayda değer ölçüde azaltabilirsiniz.
Haberiniz olsun: Artık küçük göğüs moda!
Günümüzde kadınlar artık küçük göğüsü tercih
etmeye başladı... Dünyada tercih edilen göğüs ölçüsü 85'ten 80'e
indi. Peki kadınlar büyük göğüs isteklerinden neden vazgeçti?
Kadınların çeşitli sıkıntılardan kurtulmak ve yaşam kalitelerini
artırmak için göğüslerini küçülttüğü, dünyada tercih edilen
göğüs ölçüsünün de 85'ten 80'e indiği bildirildi.
Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Genel
Sekreteri Prof. Dr. Ali Barutçu, büyük göğüslerin bazı tıbbi
sorunları da beraberinde getirdiğini vurgulayarak, özellikle çok
iri göğüslü kadınların ''sırt ve boyun ağrısı'', ''sutyen
bantlarının omuzlarını kesmesi'' gibi şikayetlerle ''meme
küçültmek'' için başvurduklarını söyledi.
Prof. Dr. Barutçu, ''İri memeler, kadınların günlük
aktivitelerini kısıtlamaktadır. Bu kısıtlama da onların sosyal
yaşamlarına olumsuz yansımaktadır'' dedi.''Meme büyütme''
operasyonlarının ise daha çok sanatçılar tarafından tercih
edildiğini anlatan Prof. Dr. Barutçu, buna karşın bugüne kadar
çalıştığı değişik merkezlerdeki plastik cerrahi birimlerinde en
sık uygulanan göğüs ameliyatının ''meme küçültme'' olduğunu
kaydetti.
Bu operasyonların göğüslerin iriliği nedeniyle oluşan psikolojik
problemleri de çözdüğünü dile getiren Prof. Dr. Barutçu, ''Meme
küçültme ameliyatları, sosyal hayatın stresini azaltmakla
birlikte kadının günlük yaşam kalitesi ve iş hayatındaki
başarısını artırmaktadır'' şeklinde konuştu.
Estetik-Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ayşen Bilge
Sezgin de toplumda kadının yerinin değiştiğine işaret ederek,
''Günümüz kadını iş hayatında daha çok yer alıyor. Dolayısıyla
aktif ve sportif. Bu nedenle artık dünyada kabul edilen ideal
göğüs ölçüsü 85'ten 80'e düştü'' dedi.
Büyük göğüslerin kadının hareketini kısıtladığını vurgulayan Dr.
Sezgin, ''Bununla birlikte her istediğinizi giyemezsiniz. Ayrıca
büyük göğüsler, sırt ağrısı, meme altlarında pişik, kızarıklık
ve mantar enfeksiyonu yapar. Özelikle son zamanlarda
silikonların çıkartılmasının sebebi, eskisi kadar büyük
göğüslerin sevilmemesi'' diye konuştu.
Dr. Sezgin, 10 yıl önce 90-95 bedenlik büyük protezlerin revaçta
olduğunu, ancak günümüzde kadınların artık büyük göğüs
istemediğini belirtti.
Küçük göğüslerin kadınların yaşını da daha küçük gösterdiğini
kaydeden Dr. Sezgin, kadınların göğüslerinin sarkmaması için ise
ani kilo alıp vermekten kaçınmaları ve günde yarım saat süreyle
göğüs kaslarını çalıştıracak şekilde spor yapmaları gerektiğini
söyledi.
Dr. Sezgin, göğüs bakımı için en iyi sporun yüzme olduğunu ifade
ederek, bunun yanında sürekli evde bulunan kadınların da ağırlık
kaldırma, asılma ve çekme gibi egzersizler yapabileceklerini
sözlerine ekledi.
Daha biçimli
kalçalar için
Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız
gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek...
Küçük, dar ve sıkı kalçalar... Kadın vücudunun en çok ilgi çeken
bölgelerinden olan kalçaların biçimli olması aslında bir hâyâl
değil. Biraz özen, bakım ve egzersiz kalçalarınızın forma
girmesinde ve seksi bir görünüm almasında son derece etkili
olabiliyor. Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek
şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek.
Bildiğiniz gibi suyun sağlığımız üzerindeki yararları saymakla
bitmiyor. Suyun cilt ve sindirim sistemi üzerinde olumlu
etkileri olan suyu asla ihmal etmeyin. Günde 13 bardak su içmeyi
alışkanlık haline getirin.
Sıkı ve biçimli kalçalara sahip olmak için bu bölgedeki
kaslarınızı çalıştırmanız şart. Bunun için en ideal hareket
şudur: Yere sırt üstü uzanarak kalçanızı 10 kere kaldırıp
indirin. Daha sonra yukarıda 10 saniye kadar tutun. Bu hareketi
4 kez tekrarlayın. Bunun dışında yüzme, yürüyüş özellikle de
bisiklete binmek de kalçalar için önerilen egzersizler arasında
yer alıyor.
Masaj kalçalar için de çok yararlı. Piyasada satılan masaj
aletleri ile yapabileceğiniz gibi suyla da masaj yapabilirsiniz.
Özellikle soğuk suyun basıncı kalçalarınızın sıkılaşması için
ideal.
Tuzdan ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.
Özellikle masa başında oturarak iş yapan kadınların büyük
bölümünde alınan kilolar kalça bölgesine gidiyor ve zamanla
dolgun kalçalar ortaya çıkıyor. Bu nedenle gün boyu hareketsiz
kalmayın. Ofisiniz üst katlarda ise asansör yerine merdivenleri
kullanın.
Yürüyebileceğiniz mesafeler için arabanıza ya da toplu taşıma
araçlarına binmeyin.
Dolgun dudaklara sahip olabilirsiniz
Dolgun dudakları niçin güzel buluyoruz
biliyor musunuz? Çünkü dolgun dudaklar bir anlamda gençliğin
simgesi.
Neden mi? Zamanla kadınlık hormonlarının üretimi azaldıkça
kadınların vücudunda önemli dğeişimler olur. Doğurganlığın
azalması, cildin kuruması, saçların azalması ve dudakların
incelmesi bu dğeişimlerdendir. İşte bu nedenle belki de bilmeden
kalın ve dolgun dudakları güzel buluyoruz. Eğer dudaklarınız
zamana yenilip eski dolgunluğunu yitirdiyse bu konuda önlem
alabilir ve küçük bir girişimle birkaç yaş geriye dönebiliriz.
Enjeksiyon
Yabancı dolgu madde enjeksiyonu
Kolajen ve hyalurinik asit dudaklara dolgun görünüm vermek için
en sık kullanılan yabancı dolgu maddeleri. Bunların uygulaması
son derece basit ve kişi günlük hayatına hemen dönebiliyor.
ancak dezavantajları kalıcı bir çözüm getirmemeleri. Çünkü en
fazla 6 ay içinde dudaklar eski haline dönüyor.
Operasyon
Kişinin kendi dokusuyla
Hastanın kendi vücudundan alınan yağ ve deri gibi dokuları
kullanarak da dudaklar dolgunlaştırılabiliyor. Bu dokularla
hazırlanan doku kokteyli dudaklara enjekte ediliyor. Çok
komplike bir işlem değil ve lokal anesteziyle yapılabiliyor.
Kişinin kendi dokusu olduğu için alerji riski de yok. Ancak bu
dokular da zamanla eriyor, işlemde kalıcılık sağlamak için
birkaç kez tekrarlamak gerekiyor.
Kesilerle
Dudakları dolgu maddeleri kullanmadan çeşitli kesi teknikleriyle
daha kalın ve biçimli görünür hale getirmek olası. Bu
operasyonlarda amaç dudak kenarlarını daha dışarı taşırmak ve
dudaklara daha kalın bir hal kazandırmak. Bu operasyonun sonucu
kalıcı oluyor ve değişmiyor. Bu operasyonlar da dolgu maddesi
enjeksiyonları gibi lokal anestezi altında yapılabilen basit
girişimler.
Yüzü ne zaman gerdirmeli?
Eğer yüzünüzde sarkma yoksa cerrahın
kapısını çalmayın. Yüzde sarkmayı önleyici ameliyat yoktur,
sarkmayı tedavi edecek ameliyat vardır.
Günün birinde aynaya baktığımızda ve yüzümüzün yerçekimine
yenildiğini fark ettiğimizde kendiliğinden başımızı dik tutarak
yüzümüzü gergin görmeye çalışırız. İşte bu an face lifting ile
tanışma zamanının geldiğinin sinyalleridir.
Sarkmamış bir yüzde kuvvetli mimik adalelerinin ortaya çıkardığı
kırışıklıkları yüz germe ameliyatı ile yok etmek mümkün
değildir. Bu yalnızca adalelerin fonksiyonunun giderilmesi ile
mümkün olur -ki bu da hareketsiz, ifadesiz bir yüz görünümü
yaratabilir.
Yılların ve yaşam şartlarının geride bıraktığı izleri yok etmek
hastalarımın birincil isteklerindendir. Yüz bundan dolayı "ruhun
vitrini" olarak tanımlanır. Kişi yüz adalelerinin yansıttığı
ifade tarzıyla iç dünyasını dışa vurur. Yüzde çirkin bir görünüm
yaratmak için 60 adalenin kasılması gerekirken bir gülüş için 10
adalenin fonksiyonu yeterlidir.
Yüz uyum içinde yaşlanıp sarkar. Dolayısıyla gerilmesi de uyum
içinde olmalıdır Yüzde gerilmesi gereken aşağı doğru sarkmış üç
bölüm vardır: Alın, yanaklar ve boyun. Yüzün yaşlanması ve
sarkması bir uyum içindedir. Dolayısıyla gerilmesi de uyum
içinde olmalıdır. Hastalarım genellikle yüzün bir bölümünün
sarkmasından şikayet eder ve bu durumun düzeltilmesini isterler.
Çünkü kendileri aynanın karşısında defalarca iki parmakları ile
o sarkmış bölgeyi gerdirmişlerdir. En güzel örnek de boyun
derisini baş ve işaret parmağı arasında tutup kulak arkasına
çekmeleridir. Çünkü en çok göze çarpan sarkıklık oradadır. Ancak
yüzün diğer bölgelerini eski durumunda bırakıp sadece boynu
germek uyumu bozduğundan aslında tüm yüze ameliyat edilmiş bir
yüz görünümü verir.
Oysa yüz germe ameliyatından sonra yüzün gençleşmiş ifadesi
doğal olmalı ve yüz yapısı uyumunu korumalıdır. Ameliyatın
sonucu kişinin görünümünü yıllarca geriye bile götürse, bu genç
görünüm hastanın yakınlarınca bilinen, hafızalardaki tanıdık yüz
ifadesinden uzaklaşıp yabancı bir yüz gibi algılanmamalıdır.
Bence bir plastik cerrahın en hoşuna gidebilecek söz, hastasına
başkalarının "Ameliyatın çok güzel yapılmış" yerine "Çok güzel,
genç ve dinlenmiş görünüyorsun" demesidir. Bu da ancak yüzün iyi
bir analizden sonra uyumu koruyucu bir strateji ile ameliyat
edilmesiyle mümkündür. Bu kazanılmış güzel görünüm kişinin
sosyal ve duygusal yaşamını mutlaka pozitif bir şekilde
etkileyecektir. Kişinin kendine güveni artacak, kendini daha iyi
hissedecektir. Ama bu etkiyi fazla abartıp da, Dr. Ulrich
Hinderer'in söylediği gibi, bu tür estetik ameliyatları her
zaman "bıçak ile psikoterapi" diye tanımlamak doğru değildir.
Face lifting'in yaşı yoktur, dokuda sarkmanın olup olmadığı
önemlidir
Face lifting kötü anıların ve duyguların bıraktığı izleri
silebilir ama yaşanmakta olan ruhsal çöküntüyü asla...
Hastalarımın ruh dünyalarında fırtınaların estiği ve benim fark
etmediğim anlarda yaptığım yüz estetiği operasyonları hem
hastanın hem de benim başımı ağrıtmıştır. Yüz germe ameliyatı
isteyen hastalarıma şunları söylüyorum: "Eğer kendinizi genç,
canlı ve dinamik hissederken aynaya baktığınızda yorgun ve yaşlı
bir yüz görüyorsanız, bu farklılığı ameliyatla gidermek
istemeniz normaldir."
Yüz germe ameliyatı denilince hemen aklınıza tüm yüz derisinin,
deri altı yapılarından ayrılıp bütün kırışıklıkların giderilerek
gerilmesi gelebilir. Bütün kırışıklıklar giderilirse mimiksiz
bir yüz ortaya çıkar ki bu, yüze bir maske görünümü verir. Oysa
alın ortasındaki, göz ve dudak etrafındaki kırışıklıklar ilave
yöntemlerle ayrıca tedavi edilebilir.
Hastaların konsültasyonlarda hep sorduğu bir soru vardır: "Bu
yüz germenin etkisi ne kadar sürer?" Benim verdiğim yanıt ise
"ömür boyu"dur. Sık sorulan ikinci soru ise şu: "Bu ameliyatı
şimdi mi yaptırayım, yoksa daha bekleyeyim mi?" Ben bu soruyu
karşı bir soru ile cevaplandırmak isterim: "Sizi mutlu
edebilecek, beğendiğiniz, hoşunuza gidebilecek bir şeye sahip
olma imkanınız olduğunda, bu mutluluğu hemen yaşamak mı yoksa
4-5 yıl ertelemek mi istersiniz?" Kısacası face liftingin yaşı
yoktur, dokuda sarkmanın olup olmadığı önemlidir. Yüzünüzde hiç
sarkma yoksa plastik cerrahın kapısını çalmanıza da gerek yoktur
çünkü yüzde sarkmayı önleyici ameliyat yoktur, yüzde sarkmayı
tedavi edecek ameliyat vardır. Bunun yaşı ise sarkmanın
belirginleşmesi ile başlar. Yapılacak ameliyatın metodu ve
kapsamı da bu sarkmanın derecesi ile alakalıdır.
Yüz güldüren yöntemler
Günümüzde yüze genç ve dinamik bir görünüm kazandırmak
için pek çok yöntem uygulanıyor. Bunlar birleştirildiğinde daha
kalıcı, az riskli ve az komplikasyonlu sonuçlara ulaşılabiliyor.
Yüz germe ameliyatı denilince hemen aklımıza tüm yüz derisinin,
deri altı yapılarından ayrılıp bütün kırışıklıkları giderecek
şekilde gerilmesi gelebilir. Ama yüzdeki kırışıklıkların hepsini
sadece deriyi gererek ortadan kaldırmaya çalışmak mimiksiz bir
ifade ortaya çıkarır, bu da yüze bir maske görünümü verebilir.
Oysa alın, göz ve dudak etrafındakı kırışıklıklar ilave
metotlarla ayrıca tedavi edilebilir.
Yüz germe ameliyatında derinlik olarak üç tabakada işlem
yapılabilir: En üstteki tabaka deridir ve sadece bunun tek
başına fazla gerilmesi ile "rüzgara karşı yürüyen bir insanın
yüz görünümü" ortaya çıkabilir.
Önemli olan ikinci tabaka, yani yüze uyum ve istikrar sağlayan,
SMAS denilen tabakadır. Bu tabakayla birlikte boyun ve alın
adalelerinin ayrı olarak gerilmesi, daha doğrusu sarkmış
durumdaki yerlerinden eski pozisyonlarına getirilmesi, yüze eski
doğallığını ve dinamizmini kazandırır.
Üçüncü tabaka ise periost denilen, kemik üzerindeki tabakadır.
Bu tabakanın lifting'i genellikle endoskopi tekniği ile yapılır.
Bazı otoriteler bu metodu uygulayarak yüzü gençleştirmenin
yanında yüzde aşikar ifade değişikliklerinin meydana gelmesine
sebep olmuşlardır. Bu değişiklik ihtimali ameliyattan önce
hastayla mutlaka konuşulmalıdır.
Yüz gerdirmede neler uygulanıyor?
Face styling: Face lifting ile bütün yüz kırışıklıklarını
gidermek mümkün değildir, dolayısıyla başka ilave yöntemlerle
kombine etmek gerekir. Ekzodermpeeling, laserpeeling,
dermabrazyon, yağ veya diğer dolgu maddeleri ile doldurma
işlemleri gibi. Dünyada bazı plastik cerrahlar son zamanlarda
popüler olan bu kombinasyon yöntemini "Face styling" olarak
adlandırıyor.
Midface-lifting: Klasik face lifting'de genellikle yüzün
sarkmış olan orta bölümünü etkin bir şekilde germek mümkün
değildir. Yüzün orta kısmının sarktığı durumlarda "midface-lifting"
denilen orta yüz germe yöntemiyle bu kısımlar, alt göz kapağının
kenarından yapılan kesiyle tamamen kemik üzerinden sıyrılıp
yukarı asılır. Deri ve onun altındaki SMAS tabakasının
çekilmesiyle yüzün sadece üçte ikilik alt kısmı gerilir. Alın ve
göz bölgeleri için ayrı bir işlem yapmak gerekir.
Alın germe: Kaşların devamlı kaldırılması ile alında
ortaya çıkan yatay çizgilenmeler, yüzün kırışık olmayan diğer
kısımlarıyla tezat yaratabilir. Ayrıca devamlı kaş çatmadan veya
güneşten gözü koruma refleksinden dolayı kaşlar arasında ortaya
çıkan dikey derin çizgiler de yüze sert bir ifade verebilir.
Günümüzde botoks enjeksiyonları ile bu kırışıklıklar sadece
geçici olarak ortadan kaldırılabilmektedir. Devamlılık ise
sadece alın germe ameliyatı ile sağlanabilir. Klasik olarak alın
saç sınırından 3-4 cm. kadar içeriden, bir şakaktan öbür şakağa
kadar uzanan bir kesiyle alın derisi alın adalesiyle birlikte
alın kemiğinden sıyrılır, fazla aktif olan alın ve kaş çatma
adaleleri kısmi olarak zayıflatılır veya kesilerek pasif hale
getirilir. Aşağıya sarkmış kaşlar eski pozisyonlarına getirilir
ve saçlı deriden 1-2 santimlik bir şerit çıkarılarak alın
gerilir.
Endoskopik alın germe ve kaş kaldırma: Bilhassa
gençlerde, alınları fazla gevşememiş, çok fazla deri çıkarılması
gerekmeyen hastalarda 3-5 mini kesi ile bütün alın derisini
mobilize etmek ve endoskopik kamera yardımıyla görerek kaş arası
adalelerini zayıflatmak ve kaşları normal pozisyonlarına
getirmek mümkündür. Endoskopik alın germenin kalıcılık süresi
klasik alın germe ameliyatının kalıcılığı kadar uzun değildir.
Kaş kaldırma: Alın germe gibi büyük ameliyat işlemi arzu
etmeyen hastalarda ve bilhassa erkeklerde, kaşın üst sinirinden
yapılan kesiyle elips şeklinde deri çıkartılması ve bu şekilde
kaşların normal pozisyonlarına getirilmesidir. Ayrıca kaş ve
şakak arasında deri altından tünel açılarak mini kesilerle kaşı
asmak da çok sıklıkla uygulanan bir tekniktir.
Şakak liftingi: Genellikle tek bir ameliyat olarak genç
hastalarda uygulanan bir metottur. Çökmeye başlamış yanak
bölgesinin yukarıya kaldırılması ve göz etrafındaki
kırışıklıkların hafifletilmesi sağlanır.
Mini-lifting: 40 yaş civarındaki, boyun sarkıklığından
ziyade yanağın sarktığı durumlarda uygulanan, fazla kesi
gerektirmeyen, genellikle sadece derinin gerdirildiği bir
yöntemdir. Birçok cerrah tarafından da "Model-lifting" diye
adlandırılır. Kalıcılığı çok uzun süreli değildir.
Midi-lifting: Mini-lifting'e ilave olarak derin
tabakaların da gerildiği bir metottur. İşkadınlarının ve
erkeklerin çok rağbet ettiği bir yöntem olmaya başlamıştır.
İyileşme sürecinin kısalığı ve kalıcılığının mini-lifting'e
nazaran daha uzun olması avantajlarıdır. Boyun gerilmesinin
gerekmediği durumlarda kısa kesilerle uygulanması mümkündür.